Karakter boyutu :
ANNE BABALARIN ERDEMLERİ ÇOCUKLARIN EN BÜYÜK SERVETİDİR.

ANNE BABALARIN ERDEMLERİ ÇOCUKLARIN EN BÜYÜK SERVETİDİR.

Tarih 21 Kasım 2015, 15:50 Editör reşat tula

Kur’an-ı Kerimin birçok ismi olduğunu çoğumuz biliriz. Bu isimlerden biri de “HAK” dır. Hak; ayni zamanda Yüce Rabbimizin ismi şeriflerinden bir tanesidir de. Yani; her hak sahibine hakkını veren, haksızlık yapanları şiddetle kınayan ve uyaran.

ANNE BABALARIN ERDEMLERİ ÇOCUKLARIN EN BÜYÜK SERVETİDİR.

Kur’an-ı Kerimin birçok ismi olduğunu çoğumuz biliriz. Bu isimlerden biri de “HAK” dır. Hak; ayni zamanda Yüce Rabbimizin ismi şeriflerinden bir tanesidir de. Yani; her hak sahibine hakkını veren, haksızlık yapanları şiddetle kınayan ve uyaran. Her hakkın sahibine verilmesini emr eden Kur’an-ı Kerim, çocuk hakları konusunda da çok önemli düzenlemeler beşeriyetin önüne koymuştur. İslam’ın ortaya koyduğu bu haklardan önemli olanlardan bir kaçını sizlerle paylaşmak istiyorum.

1-YAŞAMA HAKKI:

“Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah'ın kendilerine verdiği rızkı -Allah'a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan etmişlerdir. Gerçekten onlar sapmışlardır. Doğru yolu bulmuş da değillerdir.” [Enam suresi/140]

“Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de biz rızıklandırırız. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır.” [İsra suresi/31]

Gerekçesi ne olursa olsun bir insanın ölümüne sebeb olmak günahların en büyüklerindendir. Bunun anne karnın da teşekkül etmiş bir insan yavrusu ile yetişkin bir insan arasında hiçbir fark yoktur. Hiçbir zaman; “Sakat, zekâ özürlü, biz buna hazır değiliz, istemeden oldu, bakamayız, şartlar çok zor, ihanette bulundu, malımı gasp etti, hakkıma tecavüz eyledi.” vb. bahaneler ölüm nedeni olamaz. Dünya hayatının bir imtihan olduğunu asla unutmamalıyız. Kur’an-ı Kerim, çocuklarını bilgisizce öldürebilecek kadar vahşileşen anne babaları; “beyinsiz” ler diye adlandırmıştır.

Yine Kur’an-ı Kerim, gerçek manada rızık verenin Yüce Allah[Azze ve Celle] olduğunu belirterek rızık endişesi ile çocukların öldürülmemesi konusunda kesin emrini vermiştir.

En’am suresi 151.ayet-i kerimede; “Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, sizin ve onların rızkını veren Biziz.”

İsra suresi 31.ayet-i kerimede ise; “Çocuklarınızı yoksulluk korkusuyla öldürmeyin. Biz onlara da size de rızık veririz. Onları öldürmek, şüphesiz büyük bir günahtır.” Buyrulmaktadır.

2-HER ÇOCUK, DOĞUŞTAN İNSAN OLARAK EŞİT VE AYNİ HAKLARA SAHİPDİR:

Cinsiyetine bakılmaksızın her çocuk insan olarak eşittir. Kur’an-ı Kerim, daha doğum anında çocukları cinsiyetleri üzerinden ayrıma tabi tutanları, kız çocuğu istemeyenleri şiddetle uyarmış ve kınamıştır.

Nahl suresi 57- 58 ve 59. ayet-i kerimelerde;

“Onlar, kızları Allah'a nispet ediyorlar -ki O bundan uzaktır- kendilerine ise, canlarının istediğini.

Onlardan biri, kız ile müjdelendiği zaman içi öfke ile dolarak yüzü simsiyah kesilir!

Kendisine verilen kötü müjde (!) yüzünden halktan gizlenir. Şimdi onu, aşağılanmış olarak yanında tutacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!”

Zuhruf suresi 17.ayet-i kerimede;

“Onlardan biri, Rahman’a örnek kıldığı (isnat ettiği kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman, öfkesinden yüzü simsiyah kesilir.”

Necm suresi 21 ve 22. ayet-i kerimede;

“Erkek size de, dişi O'na mı? Öyle ise bu çok insafsızca bir paylaştırmadır.”

Tekvir suresi 8 ve 9.ayet-i kerimde;

“Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman.”

İnsanlık tarihinde iki tane insan katilinden söz edilir. Bunlardan bir tanesi Hazret-i Musa [Aleyhisselam] zamanında yaşamış Firavun, diğeri ise Efendimiz [Aleyhissalatü vesselam] zamanında yaşamış Ebu Cehil. Bunların yaşadıkları asır farklı olsa da icra ettikleri iş aynı.

Firavun, erkek çocukların ölüm fermanını imzalayan katildir ki bunun altındaki sebeb; çocuklar ilerde büyürler de sahip olduğumuz makam ve mevkilere talip olurlar, gelir makamımıza otururlar gibi bir takım dünyalık endişeler,

Ebu Cehil ise; gelecek endişesiyle ilerde ahlaksızlık yapar da ailemiz için yüzkarası, savaşta esir olur da utanç vesilemiz olur, para kazanamaz bize maddî yük, ayağımıza bağ olur gibi basit ve süfli gerekçelerle kız çocukların öldürülmesinde imzası bulunan katildir.

Şurasını asla unutmamalıyız ki çocuğun kız yahut erkek olması anne babanın elinde olan bir şey değildir. İnsanın kendi iradesi ile gerçekleşmeyen bir şey ise, övünme yahut yerilme sebebi olamaz. Bu konudaki ilahî uyarı şöyledir:

“Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Dilediğini yaratır, dilediğine kız çocuk, dilediğine de erkek çocuk verir. Yahut hem kız hem erkek çocuk verir, dilediğini de kısır kılar. O, bilendir, her şeye Kadir'dir.” [Şura suresi/49-50)

Bu yüzden Hazret-i Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimiz, çocuğu dünyaya gelen bir kimseye çocuğunun kız mı yoksa oğlan mı olduğunu sormaz, anne ve çocuğun sağlıklı mı olduğunu sorar, olumlu cevap alınca da bereket duasında bulunurdu.

Yine Hazret-i Peygamberimiz [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]; “hangi çocuğunuz sebebiyle rızıklanacağınızı bilemezsiniz.” buyurarak çocuğun rızkı ile geldiğini ve çocuğun anne babalar için bereket vesilesi olduğunu beyan etmişlerdir.

Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizin kızı vesilesiyle neslinin devam etmesi ve Onun kızlarına ve kız çocuklarına olan özel ilgi ve sevgisi de bu konudaki yanlış değerlendirmelere verilen en anlamlı cevaptır. Bu anlatmaya çalıştıklarım etrafında çocuklarımızın doğumlarındaki düşünce ve tavırlarımızı yeniden gözden geçirip, kendimizi test etmeliyiz.

3-SÜT EMME:

Çocuğun süt emme hakkı vardır. Onun içi en iyisi kendi annesinin sütüdür. Annesi her hangi bir sebepten dolayı emziremez ise ücretle sütanne tutulmalıdır.

Ahmak kadınların sütanne olarak seçilmesini Hazret-i Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimiz; “Zira süt çeker.” buyurarak yasaklamıştır.

Hazret-i Ayşe (Radıyallahu Anha) validemizden rivayet edilen hadis-i şerifte ise:

“ Süt, miras misali anne babadan devralınan özellikleri içinde barındırır.” Buyurulur.

Yine Efendimiz [Sallallahu Aleyhi ve Sellem];“Süt devresinde verilen süt, tabiat ve karakteri değiştirir.” buyurmuştur.

4-NASİHAT ETMEK:

Hani Lokman oğluna öğüt vererek şöyle demişti: "Yavrum! Allah'a ortak koşma! Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür."[Lokman suresi/13]

(Lokman öğütlerine şöyle devam etti:) "Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır." [Lokman suresi/16]

"Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir."[lokman suresi/17]

"Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez."[Lokman suresi/18]

"Yürüyüşünde tabii ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini herhalde eşeklerin sesidir!"[Lokman suresi/19]

Kur’an-ı Kerim, dünya ahiret hayat kitabımızdır. Zekât, hac gibi ibadetlerle bizi mükellef kılarken öte yandan varlıklarına sebeb olduğumuz çocuklarımıza nasıl ve ne şekilde davranmamız lazım geldiği konusunda model şahsiyetlerle bu konuda da elimizden ve yüreğimizden tutarak bizlere yol ve yön gösterir. Başarılı bir baba olmak, evlat imtihanında kazanabilmek için mutlaka Kur’an örnek alınmalıdır.

5-HELAL RIZIKLA BESLENME:

Anne babalar başta olmak üzere maiyetindeki çocukları büyütüp beslemekle mükellef olan veliler, çocukları helal rızıklarla besleyip büyütmelidirler. Kur’anî görev, bunu emr eder.

Anne babalar olarak bizler, ne kendimize ne de çocuklarımıza haram yedirmeliyiz. Aksi takdirde haram lokmalarla yetişip büyüyen çocuklarımız hem bizim hem de başkalarının başına bela olacaklardır. Burada büyüklerin haram kazançlarının suçunu ve vebalini niçin küçük çocuklar çeksin, şeklinde bir itiraz ileri sürülebilir. Elbette bu konuda büyükler sorumludurlar bunda şüphe olmaz. Ancak haramlar da bir hastalık virüsü gibi yedirene zarar verdiği gibi, yedirilene de zarar verirler.

6-GÜZEL İSİMLE İSİMLENDİRİLME:

İsim, çocuğun şahsiyetinin oluşmasına etki eden en temel hususlardandır. Kültürümüzde var olan şu söz, son derece manidardır; “birine kırk gün deli dersen deli, veli dersen veli olur.” Gerçekten de isimlerin, müsemmaya etkileri vardır. Bunun için çocuklarımıza isim verirken son derece seçici olmalıyız. Her şeyden önce çocuğa konulacak isim, anlamı açık olan ve güzel çağrışımları olan bir isim olmalıdır. İslam tarihi ve kültürünü hatırlatan bir isim olmalıdır. Söylendiğinde güzel hatıralar zihinlerde uyandıran, telaffuzu kolay bir isim olmalıdır. Yanlış telaffuz edilebilecek, yanlış çağrışımlara sebep olabilecek isimlerden uzak durulmalıdır.

7-HİTAN (SÜNNET OLMA):

Hazret-i İbrahim [Aleyhisselam] ile başladığı belirtilen sünnet olma, erkek çocuğun haklarından biridir. Çocuk, doğumunun ilk haftasından itibaren büluğa ermeden sünnet edilmelidir.

8-ÇOCUKLAR İÇİN İSLAMÎ BİR ORTAM HAZIRLANMALI:

Her bir anne baba, çocuklarının ilk ve en etkili öğreticileridir. Çocuk, doğduğu andan itibaren anne babalarının konuşmalarını, davranışlarını izlemekte ve bunlardan etkilenmektedir. Bu yüzden anne babalar özellikle çocuklarının yanında söz ve davranışlarına son derece dikkat etmelidirler. Zira çocuklar, biz anne babaların ne dediklerine değil, ne yaptığına bakarlar. Küçük yaştan itibaren çocuklarının yataklarını mutlaka ayırmalı, onları namaza alıştırmalıdır. Sigara gibi zararlı alışkanlıklardan, sövgü, yalan, kin, nefret, adavet, gıybet, haset, bencillik vb. söz ve davranışlardan arınmış bir aile yuvasını çocuklara sunmak zorundadırlar.

9-ÇOCUKLAR ARASINDA AYRIM YAPMAMALI:

Anne baba, çocukları arasında ayrım yapmamalıdır. Anne babalar, aile içerisinde bütün çocuklarına, kız erkek, büyük küçük farkı gözetmeksizin eşit davranmalıdır. Bu eşitlik, çocuklar için alınıp satılan maddî şeylerden tutun da bir öpücüğe varıncaya kadar her türlü ilgi ve ikramda da gözetilmesi gerekir. Anne babalar, başarılı olan çocuklarını ödüllendirirken de, başarısız olanlarını cezalandırırken de çok titiz davranmalıdır. Başarısız çocuklarının da ödüllendirilebileceği, takdir edilecek güzel hallerini görmeli ve bunları da değerlendirmelidirler. Böyle bir uygulama başarılı olanı şımartmayacak, başarısız olanı da ümitsizliğe ve karamsarlığa düşürmeyecektir.

10-ÇOCUKLARLA, KENDİLERİYLE İLGİLİ HUSUSTA İSTİŞARA ETMEK:

Kur’an-ı Kerim, bu konuda da bizlere örnek olarak Hazret-i İbrahim ve oğlu Hazret-i İsmail Efendilerimizi göstermektedir. Hazret-i İsmail, kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?" dedi. O da, "Babacığım, emr olunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi. [Lokman suresi/102]

11- İLM-İ HALİNİ ÖĞRETMELİ, ONLARI GELECEĞE HAZIRLAMALI:

Anne babalar, fazilet sahibi, dürüst, ciddi ve salih bir evlat yetiştirerek, onların dualarını hak etmelidirler. Çocuklarıyla beraber oluşturacakları aile Meclislerinde ders halkaları kurmalı ve çocukları geleceğe hazırlamalıdırlar.

12-İYİ BİR MESLEK SAHİBİ EDİNDİRİLMELERİ:

İyi bir meslek seçimi ile onların dünya ve ahiretlerini kurtarmaya gayret etmelidir. Bunun için dini ölçülere aykırı olmayan ve dini gereği gibi yaşamalarına imkân tanıyacak iş sahalarına onları yönlendirmelidirler. Bu konuda her şeyin bu dünyadan ve paradan ibaret olmadığı bilinci onlara aşılanmalıdır.

13-EŞ SEÇİMİNDE ONLARA YARDIMCI OLMA:

Dinlerini yaşamada yardımcı olacak eş seçiminde onlara yardımcı olmalıdırlar. “Şimdi gençler böyle tanışarak evleniyorlar, biz onlara karışmayalım.” anlayışını terk etmeli, hayat tecrübelerini devreye sokarak onlara yardımcı olmalıdırlar. Hayat tecrübesi olmayan gençleri kendi birikim ve öngörüleriyle desteklemelidirler. Çocuklarına eş seçerken, torunlarına anne-baba, kendilerine gelin-damat seçtiklerini ve nesillerini devamına vesile olacak adaylar seçtiklerini asla unutmamalıdırlar.

14- MİRAS HAKKI:

“Allah, evladınız hakkında size şunu tavsiye eder: Erkeğin payı, iki kızın payı kadardır…” [Nisa suresi/11]

Mirastaki kaide şudur; “Her ne zaman ana-baba bir erkek ve kız evlatlarla birlikte mevcut olursa, erkek için, iki dişinin hissesi kadar pay vardır. “Yüce Allah [Azze ve Celle], miras hukukunda teferruatta değişmekle birlikte, genel olarak erkeğe kadının payının iki katını tahsis etmiştir. Bu son derece güzel ve hikmetlidir.

İslam hukuku mirasta bazı istisnalar hariç, kadına erkeğin yarısı kadar hisse vermektedir. Ancak kadının bu hisseyi harcamakla görevli olduğu hiç kimse yoktur. Mirasta kadına, erkeğin aldığı payın yarısı kadar miras verildiği durumlar da dengeye riayet edilmiş, gelir ile harcama yükümlülüğü arasında âdil bir dengeleme yapılmıştır.

Kadın, bekâr olsun dul olsun; eş olsun, ana veya kardeş olsun; nafakasını temin, yakını olan erkeğin borcudur.

Ayrıca düğün masrafı, mehir verme ve diyet erkeğin yükümlülüğü içinde bulunduğu gibi, askerlik görevi de birinci derecede erkekle ilgilidir.

14-HAYIR DUA:

Bütün bunların yanında anne baba çocuklarına hayır dua etmelidir. Özellikle onların gıyabında, ıslah ve hayırları için sürekli dua etmelidirler. Kur’an-ı Kerim, anne babaların evlatları için yaptığı hayır dua örnekleriyle doludur. Bu dualardan istifade edilmelidir. Namazlarında ve öldükten sonra hayır dualarını beklediğimiz yavrularımız için anne babalar olarak bizler de hep dua etmeliyiz.

Hani İbrahim demişti ki: "Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut."[İbrahim suresi/35]

"Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kâbe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler."[İbrahim suresi/37]

"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın."[Bakara suresi/128]

"Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankâr olmaların) dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!"[Meryem suresi/5-6]

Unutmayalım, anne babaların erdemleri çocukların en büyük servetidir.

Selam ve dualarla…

Ramazan TOPCAN

Balıkesir İl Müftü Yardımcısı


Eğitim

ÇOCUK EĞİTİMİNDE YAPILAN HATA VE İHMALLERİN TELAFİSİ OLMADIĞI GİBİ FATURASI DA ÇOK AĞIR OLUR

ÇOCUK EĞİTİMİNDE YAPILAN HATA VE İHMALLERİN TELAFİSİ OLMADIĞI GİBİ FATURASI DA ÇOK AĞIR OLUR ÇOCUK EĞİTİMİNDE YAPILAN HATA VE İHMALLERİN TELAFİSİ OLMADIĞI GİBİ FATURASI DA ÇOK AĞIR OLUR

RAMAZAN-I ŞERİF, KUR’AN-I KERİMLE YÜZLEŞMEKTİR

RAMAZAN-I ŞERİF, KUR’AN-I KERİMLE YÜZLEŞMEKTİR RAMAZAN-I ŞERİF, KUR’AN-I KERİMLE YÜZLEŞMEKTİR

Tüm Fotoğraflar    

  02.10.2020
 

02.10.2020..

İzlenme: 6

   
  01.10.2020
 

01.10.2020..

İzlenme: 14

   
  30.09.2020
 

30.09.2020..

İzlenme: 19

   
  29.09.2020
 

29.09.2020..

İzlenme: 17

   
RAMAZAN TOPCAN RAMAZAN TOPCAN
RAMAZAN-I ŞERİF, KUR’AN-I KERİMLE YÜZLEŞMEKTİR
Azmi KANDEMİR Azmi KANDEMİR
RİZE VE RİZELİYİ SEVEN BİR REKTORA İHTİYAÇ OLDUĞUNU BASINDAN ÖĞRENDİM
Orhan Yazıcılar Orhan Yazıcılar
RİZEYE: RİZEYİ VE RİZELİYİ SEVEN BİR REKTÖR LAZIM!...
reşat tula reşat tula
ORDU’DA HARAÇ DÜZENEĞİ Mİ VAR?
B.ALİ KAVALCI B.ALİ KAVALCI
ALMANYA ACI VATAN ADAMA HİÇ GÜLMEYİ

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

Tüm videolar