Karakter boyutu :
AİLEDE EDEB  [MAHREMİYET EĞİTİMİ]

AİLEDE EDEB [MAHREMİYET EĞİTİMİ]

Tarih 02 Ocak 2016, 16:09 Editör reşat tula

[MAHREMİYET EĞİTİMİ]

Aile içinde “edep” kavramı genellikle çocukların anne ve babalarına karşı gelmemeleri, onların sözünden dışarı çıkmamaları gibi anlamlar çağrıştırır. Gerek toplumda gerekse aile içerisinde “edep” derken cinsellikle ilgili konuların açılması hiç mi hiç uygun görülmez. Bu konuda tehlike yokmuş gibi davranılır. Ancak anne babalar olarak bizlerin şunu unutmamamız gerekir ki, çocuklarımız büyümeye devam ediyor. Biz istesek de istemesek de onlar, yaşlarının ilerlemesine paralel olarak cinsellikle ilgili konuları ya duyuyor ya da müşahede ediyorlar. Bundan daha da önemlisi, bir insanın fizyolojik özelliği olarak bu dürtü onlarda gelişiyor. İşte, ondan dolayıdır ki hakikatler karşısında gözleri kapatmak bazı gerçekleri yok saymaz. Ailede mahremiyet eğitimi yerinde, zamanında ve metoduna uygun olarak verilmediği takdirde çocuklar hissi dengesizliklerle karşı karşıya kalabilecekleri gibi cinsel istismara karşı da cahil ve savunmasız bırakılmış olurlar. Hani meşhur güzel bir söz var; “usulsüz vusul olmaz” diye. Evet, bir kere daha söylüyorum; bu eğitimler belirli zaman ve metotla verilmelidir.

Kız olsun erkek olsun çocuklara mahremiyet eğitimi verilirken, sadece nasihat etmek yeterli değildir. Hatta çocuklarımıza çok defa cinsel istismara karşı dikkatli olmaları adına;

“Aman, oğlum/kızım, dışarıdaki kötü insanlara dikkat et, seni alır kaçırırlar.” Vb. türden korku içeren nasihatler çocuğun ruhunda derin yaralar açılmasına da neden olmaktadır. Böylesi nasihatler çocukların içe kapanmasına ve sosyal çevreden kopmasına bile neden olabilir.

Şu halde çok iyi bilmeliyiz ki, çocukların mahremiyet eğitimi tek başına nasihat ile veya korkutmalarla olabilecek bir şey değildir. Üzülerek ifade etmem gerekirse günümüz anne babaları olarak kendi çocuklarımız açısından hayati önem taşıyan bu eğitimin nasıl verileceği hakkında yeterli bilgiye sahip değiliz.

O HALDE MAHREMİYET EĞİTİMİ NASIL VERİLMELİ?

Benim burada mahremiyet eğitimi derken kastettiğim şey, edeb sınırlarını zorlayarak her şeyin açık seçik konuşulması değildir. Ancak dünyanın bin bir türlü halinin olabileceğinin çocuğa uygun bir dille anlatılması gerekmektedir. Mahremiyet eğitimi çocuklara en kolay olarak 4-7 yaş arasında kazandırıldığı konusu ilgili uzmanların görüşüdür.

Her anne babanın çocuklarının mahremiyet eğitimi hakkında şu hususlara dikkat etmesi gerekmektedir:

HERKES, ODALARA GİRERKEN MUTLAKA İZİN İSTEMELİ

Aile bireylerinin birbirlerinin odalarına girerken, kapıyı çalarak ve izin alarak girmeleri çok önemlidir. Bu kabuklarından öpüp yüreğinden öpemediğimiz Kur’an-ı Kerimin bizlere bir emridir. Nur suresi 59. ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyurur; “Çocuklarınız erginlik çağına girdikleri zaman, kendilerinden öncekilerin istediği gibi onlar da izin istesinler.”

Özellikle anne babaların bu nevi davranışları, çocuklar üzerinde hem kendilerine değer verildiğinin hem de özel odalara girerken izin istenmesi gerektiğinin öğretilmesi açısından son derece önemlidir. Anne babalar, kendi odalarında iken çocukların kapıyı çalmadan, içerdeki anne babalarından müsaade almadan odaya giremeyeceklerini öğretmeli ve bunu alışkanlık haline getirmelidirler. Aksi takdirde anne babaların özel odalarındaki yaşantılarına çocukların şahit olma durumu söz konusu olabilir. Bu durum, çocukta kendisinin istemediği bir anlayışın ortaya çıkmasına veya yatak odasını çocuğun çok ilgisini çekecek bir yer haline getirilmesine neden olabilir.

Bu gün birçok insan, çocuklarından saklanmanın gereksiz olduğunu düşünebilir.

“ O benim oğlum/kızımdır ne diye kaçacakmışım.”

“Ben onun annesiyim/babasıyım”

“Birbirimize yabancı mıyız” vb. sözlerin arkasına sığınıp yapıp ettiklerine meşruiyet kazandırmaya çalışırlar. Bu anlayış yanlıştır. Çocukların gördüğü birçok şey ilerideki hayatlarına etki etmektedir. Hatta çoğu zaman müşahede ettikleri çocukların ruhi bunalımlara düşmesine sebep olmaktadır.

Öyle ise özet olarak ifade etmem gerekirse herkes aile bireylerinden kimin odasına girmesi gerekirse mutlaka kapıyı çalmalı, giriniz denmeden içeri girmemelidir. Bu konuda erkek kız fark etmez. Kardeş, ablanın odasına girerken izin istemeli. Abla kardeşin odasına girerken izin istemeli. Anne izin istemeli, baba izin istemeli.

HER BİR ÇOCUĞA TUVALET VE BANYO ADABI AYRI AYRI ÖĞRETİLMELİ

Çocuklara mahremiyet terbiyesinin kazandırılması için 4 yaşından itibaren çocuklar, anne babası ile birlikte tamamen çıplak olarak banyoda bulunmamalıdır. Çocuklarımız kendi bedeniyle anne ve babalarının bedenleri arasında sınırlar olduğunu bilmelidir. Çocuklarımıza banyoda avret yerlerini örtmeleri, tuvaletteyken kapının kapalı tutulması, banyo veya tuvalete girerken kapıyı mutlaka çalması gerektiği konuları güzelce anlatılmalıdır.

Böylece çocukların zihinlerine buraların özel bir yer olduğu yerleşmiş olacaktır. Artık 4 yaşına basmış bir çocuk tuvaletin “özel” bir mekân olduğunu öğrenmeli, tuvalet ihtiyacını gideren birisinin başkaları tarafından görülmesinin uygun olmayacağını bilmelidir.

Bunların yanı sıra anne babanın da dikkat etmesi gereken önemli noktalar vardır. Banyo yaptıklarında elbiselerini mutlaka içerde giymelerine dikkat etmeleri, orası burası açık banyodan dışarı çıkmamaları ayrı bir önem arz etmektedir. Zira çocuklar biz anne babaların ne dediklerine değil, ne yaptıklarına bakıyorlar.

HERKES EV İÇİNDEKİ KILIK KIYAFETİNE DİKKAT ETMELİ

Anne ve babalar ve ailenin diğer fertleri, caiz olsa bile ev içi giyiminde aşırıya kaçmamalıdırlar. Anne ve babanın evin içerisindeki tutum ve davranışlarının bir kısmı mahremiyet eğitimi içerisine girer. Ama diğer bir kısmı ise adab dediğimiz kısmın içerisine girer. Mesela anne babanın pijamayla evin içerisinde dolaşmasının mahremiyet eğitimine bir zararı olmaz. Ancak şort gibi kısa iç çamaşırlarıyla dolaşmaları, mahremiyetin hafife alınması

için yeterli derecede kusurlu bir davranıştır. Bir taraftan çocuğunuza vücudunuzun kimse tarafından görülmemesini öğretirken diğer taraftan da evin içerisinde şort giyiyor olmak çocuğun mahrem duygularının gelişmesine engel olur. Şunu unutmayalım ki, aile yaşantısı, çocuklarımız için hayatın bir provası mahiyetindedir. O ailesinden ne gördüyse, hayatında da onu tatbik edecektir. Zira çocuklar aynadır, gördüklerini yansıtırlar.

Uzmanlara göre çocukların öncelikle “bedenim bana özeldir” bilincini kazanması gerekiyor. Doğduğu günden itibaren elden ele dolaşan, öpülüp sevilen bebekler ilerleyen yıllarda artık kendi bedeninin farkına varmalı, çevresindeki yetişkinlerden ayrı bir birey olduğunu anlamalıdır. Kendi farklılığının bilincine varamamış çocuklar tacize karşı koyamıyor. Mesela anneler altını ıslatmış çocuğun birden öfkeyle pantolonunu indirmek yerine, bunu daha sakince ve çocuğun mahremiyet duygusunu zedelemeden yabancı gözlerden uzak bir yerde yapmalıdır.

Uzmanlar, mahremiyet duygusu geliştirecek pratik uygulamalardan söz ederken anne babalara şunları tavsiye ediyorlar;

“Kız ve erkek kardeşler aynı yatakta, odada yatırılmamalı. Yer sıkıntısı varsa perdeyle oda ikiye ayrılmalı. Günümüzde üç çocuğu, dört çocuğu olan ailelerin her çocuğa bir oda tahsis etmeleri mümkün olmayabilir. Bu durumda yapılacak şey, çocukların giyinip-soyunurken veya mahrem halleri sırasında ayrı odalara gitmeleri, başkası görmeden üstünü değiştirmesi sağlanmalıdır. Çocuğu her önüne gelen değil, belli kişiler tuvalete götürmelidir. Bu esnada kapı kesinlikle kapalı tutulmalı, kimse içeri alınmamalıdır. Ebeveynler çıplaklığa çok dikkat etmelidir. Eşler birbirine cinsel içerikli şakalar yapmamalıdır. Evlatlarını dudaklarından asla öpmemeli. Aksi takdirde çocuklar, başkaları tarafından da dudaklarından öpüldüğünde, çıplak bedenine dokunulduğunda yaşadıklarını normal karşılıyor, tacize uğradığının farkına varamıyor.”

Sonuç olarak unutmamalıyız ki eğitim ve terbiye çocuğun doğumuyla başlaması gereken bir süreçtir. Çocuğa mahremiyet eğitimini kazandırmaya çalışırken, zorlayarak, korkutarak katı bir disiplinle yaklaşmamaya dikkat edilmelidir.

Uzmanlar, “Çocuğumuza mahremiyet eğitimini kazandırmaya çalışırken, zorlayarak, korkutarak katı bir disiplinle yaklaşmamaya dikkat edilmesi gerektiğini aksi takdirde ya söylenenin zıddını yapan ya da konuşmayan, özgüveni eksik bireyler karşımıza çıkabilir.” diyor. Görmemezlikten gelmek, çocuk anlamaz demek, yabancı mıyız diye düşünmek, ileride aklımıza dahi getirmek istemediğimiz bazı sıkıntıların başlangıç noktası olabilir. Mahremiyet eğitimi verilirken anne babalar olarak bizler de örnek olmalıyız. Cinsellikle ilgili konularda edeb sınırlarını aşmadan çocuklarımıza uygun ve yerinde bilgiler vermeliyiz.

ÇOCUKLARIN ELBİSELERİ HERKESİN İÇERİSİNDE DEĞİŞTİRİLMEMELİ

Çocuğun 4 yaşından itibaren avret bölgelerinin başkaları tarafından görülmesinin doğru olmadığını adım adım öğrenmesi gerekir. Bu bağlamda çocukların elbiseleri herkesin önünde değil kimsenin görmediği bir ortamda değiştirilmelidir.

ANNE BABALAR DAVRANIŞLARINA DİKKAT ETMELİ

Çocuklarının cinselliğe duyduğu ilgiden yakınan anne babalar çoğu zaman;

“Eşim bana sarıldığında oğlum beni babasından kıskanıyor”

“Oğlum beni dudaklarımdan öpmek istiyor”

“Kızım eşimi bana dokundurtmuyor.” gibi serzenişleri duymayanınız yok gibi.

Eşler arasında özel olması gereken bu tür hareketler çocuğun mahrem duygularının gelişmesinin önüne geçer. Çocuklar ebeveynlerinin mahremiyetlerine, aklı ermeye başladığında, yani kendi bedenini ve başkasının bedenini fark etmeye başladığında vakıf olmaya başlarlar. Anne babaların mahrem sayılabilecek sevgi davranışlarını özellikle 4-7 yaş dönemi çocuklarının yanında göstermemeleri önem arz etmektedir.

Selam ve dualarla…

Ramazan TOPCAN

Balıkesir İl Müftü Yardımcısı


Eğitim

ÇOCUK EĞİTİMİNDE YAPILAN HATA VE İHMALLERİN TELAFİSİ OLMADIĞI GİBİ FATURASI DA ÇOK AĞIR OLUR

ÇOCUK EĞİTİMİNDE YAPILAN HATA VE İHMALLERİN TELAFİSİ OLMADIĞI GİBİ FATURASI DA ÇOK AĞIR OLUR ÇOCUK EĞİTİMİNDE YAPILAN HATA VE İHMALLERİN TELAFİSİ OLMADIĞI GİBİ FATURASI DA ÇOK AĞIR OLUR

RAMAZAN-I ŞERİF, KUR’AN-I KERİMLE YÜZLEŞMEKTİR

RAMAZAN-I ŞERİF, KUR’AN-I KERİMLE YÜZLEŞMEKTİR RAMAZAN-I ŞERİF, KUR’AN-I KERİMLE YÜZLEŞMEKTİR

Tüm Fotoğraflar    

  02.10.2020
 

02.10.2020..

İzlenme: 5

   
  01.10.2020
 

01.10.2020..

İzlenme: 9

   
  30.09.2020
 

30.09.2020..

İzlenme: 14

   
  29.09.2020
 

29.09.2020..

İzlenme: 17

   
RAMAZAN TOPCAN RAMAZAN TOPCAN
RAMAZAN-I ŞERİF, KUR’AN-I KERİMLE YÜZLEŞMEKTİR
Azmi KANDEMİR Azmi KANDEMİR
RİZE VE RİZELİYİ SEVEN BİR REKTORA İHTİYAÇ OLDUĞUNU BASINDAN ÖĞRENDİM
Orhan Yazıcılar Orhan Yazıcılar
RİZEYE: RİZEYİ VE RİZELİYİ SEVEN BİR REKTÖR LAZIM!...
reşat tula reşat tula
ORDU’DA HARAÇ DÜZENEĞİ Mİ VAR?
B.ALİ KAVALCI B.ALİ KAVALCI
ALMANYA ACI VATAN ADAMA HİÇ GÜLMEYİ

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

Tüm videolar