Karakter boyutu :
HERKES BİR İMTİHANIN ÖĞRENCİSİDİR

HERKES BİR İMTİHANIN ÖĞRENCİSİDİR

Tarih 25 Mart 2016, 10:24 Editör reşat tula

Yüce Allah, dünya ve içerisinde bulunan en küçüğünden en büyüğüne bütün eşyayı insanın emrine musahhar kılmıştır. Dünya, insanlar için bir imtihan yeri olarak yaratılmıştır. Mülk suresi 2. ayet-i kerimede bu gerçek şöyle açıklanmaktadır: “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır.”

HERKES BİR İMTİHANIN ÖĞRENCİSİDİR

Yüce Allah, dünya ve içerisinde bulunan en küçüğünden en büyüğüne bütün eşyayı insanın emrine musahhar kılmıştır. Dünya, insanlar için bir imtihan yeri olarak yaratılmıştır. Mülk suresi 2. ayet-i kerimede bu gerçek şöyle açıklanmaktadır: “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır.”

Ankebût suresi 2. ayet-i kerimede; “İnsanlar, “inandık” demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler” buyrularak imtihanın insanlar için kaçınılmaz olduğu bildirilirken, Enbiya suresi 35. ayet-i kerimede ise; insanın hem hayır ile hem de şer ile çeşitli imtihanlara tabi tutulacağı bildirilmektedir. Hazret-i Mevlâna, “imtihan içinde imtihan vardır” sözleriyle insanın çok yönlü imtihanlardan geçtiğini ifade etmektedir.

Dünyada imtihandan geçmeyen kimse yoktur. Ancak burada şunu hiçbir zaman unutmayalım ki imtihana tabi tutulacak olan herkesin imtihanı farklı farklıdır. Kimi çoluk çocuğuyla imtihana tabi tutulurken, kimi servetiyle, kimi ilmiyle, kimi makamıyla, kimi hastalık veya yoklukla… Velhasıl herkes bir imtihanın öğrencisidir.

Bakara suresi 155. ayet-i kerimesi, insanın tabi tutulduğu imtihan yollarından bazılarını şöyle açıklamaktadır: “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele.”

Hazret-i Peygamber (s.a.s.), Müslimde yer alan bir hadis-i şeriflerinde mü’minin her durumda imtihanı başarıyla geçerek kazançlı çıkacağını şöyle ifade buyurmuştur: “Mü’minin durumu gıpta ve hayranlığa değer. Çünkü her hali kendisi için bir hayır sebebidir. Böylesi bir özellik sadece mü’min’de vardır. Sevinecek olsa şükreder, bu onun için hayır olur. Başına bir bela gelecek olsa sabreder, bu da onun için hayır olur. ”

İnsan için çeşitli imtihan şekilleri bulunmakla beraber en fazla karşılaştığı imtihan dünyevî arzu ve isteklerle alakalı olanıdır. Yani insan daha çok para, mal-mülk, makam-mevki, çoluk-çocuk sevgisi gibi dünya hayatının süsü olan nimetlere karşı tutumu ile denenmektedir. Lokman suresi 33. ayet-i kerimede, dünya hayatı için lüzumlu olan bu nimetlere karşı aşırı düşkünlüğün zararlarına dikkat çekilmiş, dünya hayatının aldatıcılığına karşı mü’minler uyarılmıştır: “Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın.”

Burada yeri gelmişken Hazret-i Mevlana’nın insan dünya ilişkisine dair bir anekdot anlatmak istiyorum.

Hazret-i Mevlana, insan dünya ilişkisini gemi su ilişkisi ile bizlere anlatıyor. Şöyle ki su, geminin alt kısmında bulunursa gemi için büyük bir nimet olur. Geminin sahil-i selamete çıkmasını sağlayan bir vasıta olur. Ancak gemi için bir nimet olan bu su, geminin altından alınıp içerisine girerse gemi için bir nimet olan su, bu kez aynı gemi için helak nedeni olur. Aynen böyle dünya ve içerisinde bulunan irili ufaklı bütün varlık insanın emri altında olursa bütün bu eşyalar insan için bir nimete dönüşür. Ancak insanın emrinde bulunması gereken eşya, insanın gönlüne girecek olsa geminin helak nedeni olan su gibi bu eşya da insanın helak nedeni olur ki, Allah korusun.

Bunun içindir ki dünyanın geçici menfaatlerini elde etmek, bir mü’min için ulaşılacak bir gaye ve hedef olamaz. Mü’minin asıl gayesi ebedî ahiret hayatını kazanmak olmalıdır. Mü’min, Allah’ın kullarına ihsan ettiği nimetleri yerli yerince kullanır ve bunları ahiret sermayesi olabilecek vasıtalar olarak görür/görmelidir.

İnsan, bu zorlu imtihandan başarıyla çıkabilmek için olanca gücüyle gayret göstermelidir. Bu konuda öncelikle yapılması gereken şey, bilgi sahibi olmaktır. Ne şeyin hayırlı ne şeyin şer olduğunu öğrenmektir. Diğer bir ifade ile insan, neyin doğru neyin yanlış olduğunu, kendisi için faydalı ve zararlı olan şeyleri öğrenmelidir. Nelerle ve nasıl imtihan olacağını bilmeli, ona göre hazırlıklı olmalıdır. Bir kere şu kesinlikle bilinmelidir ki; kâmil bir imana sahip olmadan insanın kurtuluşu asla mümkün değildir. Kâmil bir iman için de salih ameller işlemek, günahlardan sakınmak ve güzel ahlâk sahibi olmak gereklidir. Kısaca insan, Allah’ın hoşnut olacağı şeyleri bilmeli ve ona göre bir hayat sürmelidir.

İmtihanı kazanmak isteyen kimse, şeytanın hile ve tuzaklarına kapılmamalıdır. Vesvese ve kuruntularından emin olmalıdır. “Nasıl olsa dünyaya bir daha gelemeyeceğim, öyleyse günümü gün edeyim” şeklinde yanlış bir davranış içine asla düşmemelidir. Dünya nimetlerinden meşru ölçüler içerisinde istifade etmeli, ancak dünyaya dalıp kulluk vazifelerini de unutmamalıdır. İnsan, dünya için ahiretini feda etmemelidir. Nitekim Allahu Teâlâ bizleri Ankebût suresi 64. ayet-i kerimede, bu dünya hayatının, eğlence ve oyununa dalıp da asıl hayat olan ahiret yurdunu unutmamamız konusunda uyarmaktadır.

Hayat imtihanını kazanmak isteyen insan, bir gün öleceğini ve yaptıklarından hesaba çekileceğini asla unutmamalıdır. Ölümü ve hesabı unutmak insanı günah bataklığına sürükler. Günahlar ise insanın ahirette hüsrana uğramasına sebep olur. İnsanlar çoğu kez “ileride tövbe ederim veya Allah’ın affı mağfireti geniştir, nasıl olsa affeder” gibi şeytanî düşüncelerin etkisinde kalarak günahlara dalmaktadır. Hâlbuki bunun yanlış bir davranış olduğu Fatır suresi 5 ve Lokman suresi 33. ayet-i kerimelerde şöyle bildirilir: “Sakın çok aldatıcı (Şeytan) Allah hakkında sizi aldatmasın.” Bu durumda insan, günahlardan son derece sakınmalıdır. Bilerek veya bilmeyerek bir günah işleyecek olursa, hiç vakit kaybetmeden tövbe etmelidir.

Hayat imtihanında başarılı olmak için insan, sürekli kendini kontrol etmeli ve nefis muhasebesi içinde olmalıdır. Geçip giden gençliğini, ömrünü nasıl değerlendirdiğini, kazandığı mal ve servetiyle neler yaptığını, öğrendikleriyle nasıl amel ettiğini bu ve buna benzer bütün bir hayatın muhasebesini yapmalı ve kendine çeki düzen vermelidir. Zaman, biz istesek de istemesek de geçiyor. Geçen her saat, her gün, her ay ve yıl ömrümüzü biraz daha azaltıyor. Eğer insan zamanını iyi, güzel ve hayırlı işlerle değerlendiremiyorsa zamanın geçmesi, yaşının ilerlemesi tek başına insana bir değer katmıyor, aksine onun aleyhine oluyor.

Son olarak şunu tekrar etmek isterim ki dünya bir imtihan yeridir. Bizlere büyük bir nimet ve emanet olarak sunulan hayat, aynı zamanda bizim için bir imtihan sebebidir. Bizlere düşen ise; bütün gücümüzle ve imkânlarımızla bu imtihanı kazanmaya çalışmaktır.

Selam ve dualarla….

Ramazan TOPCAN

Balıkesir İl Müftü Yardımcısı


Eğitim

ÇOCUK EĞİTİMİNDE YAPILAN HATA VE İHMALLERİN TELAFİSİ OLMADIĞI GİBİ FATURASI DA ÇOK AĞIR OLUR

ÇOCUK EĞİTİMİNDE YAPILAN HATA VE İHMALLERİN TELAFİSİ OLMADIĞI GİBİ FATURASI DA ÇOK AĞIR OLUR ÇOCUK EĞİTİMİNDE YAPILAN HATA VE İHMALLERİN TELAFİSİ OLMADIĞI GİBİ FATURASI DA ÇOK AĞIR OLUR

RAMAZAN-I ŞERİF, KUR’AN-I KERİMLE YÜZLEŞMEKTİR

RAMAZAN-I ŞERİF, KUR’AN-I KERİMLE YÜZLEŞMEKTİR RAMAZAN-I ŞERİF, KUR’AN-I KERİMLE YÜZLEŞMEKTİR

Tüm Fotoğraflar    

  23.10.2020
 

23.10.2020..

İzlenme: 7

   
  22.10.2020
 

22.10.2020..

İzlenme: 25

   
  21.10.2020
 

21.10.2020..

İzlenme: 22

   
  20.10.2020
 

20.10.2020..

İzlenme: 24

   
RAMAZAN TOPCAN RAMAZAN TOPCAN
RAMAZAN-I ŞERİF, KUR’AN-I KERİMLE YÜZLEŞMEKTİR
Azmi KANDEMİR Azmi KANDEMİR
RİZE VE RİZELİYİ SEVEN BİR REKTORA İHTİYAÇ OLDUĞUNU BASINDAN ÖĞRENDİM
Orhan Yazıcılar Orhan Yazıcılar
RİZEYE: RİZEYİ VE RİZELİYİ SEVEN BİR REKTÖR LAZIM!...
reşat tula reşat tula
ORDU’DA HARAÇ DÜZENEĞİ Mİ VAR?
B.ALİ KAVALCI B.ALİ KAVALCI
ALMANYA ACI VATAN ADAMA HİÇ GÜLMEYİ

  •  
  •  
  •  

Tüm videolar