Karakter boyutu :
HZ. PEYGAMBER VE KUR’AN-I HAYATIN DIŞINA KOYANLAR İFLAH ETMEYECEKTİR.

HZ. PEYGAMBER VE KUR’AN-I HAYATIN DIŞINA KOYANLAR İFLAH ETMEYECEKTİR.

Tarih 14 Nisan 2016, 10:26 Editör reşat tula

Ashab-ı Kiram Efendilerimiz, dünya ve ahiret bütün işlerinde Kur’an-ı Kerimle birlikte Kur’an-ı Kerimin hayata geçmiş hali olan Resulullah (s.a.v.) Efendimize uymuşlardır. Tirmizi’de bir sahabi efendimizden şöyle bir söz aktarılır:

HZ. PEYGAMBER VE KUR’AN-I HAYATIN DIŞINA KOYANLAR İFLAH ETMEYECEKTİR.

Ashab-ı Kiram Efendilerimiz, dünya ve ahiret bütün işlerinde Kur’an-ı Kerimle birlikte Kur’an-ı Kerimin hayata geçmiş hali olan Resulullah (s.a.v.) Efendimize uymuşlardır. Tirmizi’de bir sahabi efendimizden şöyle bir söz aktarılır:

"Biz hiç bir şey bilmezken Allah bize Muhammed’i (s.a.v) peygamber olarak göndermiştir. Biz, Hz. Muhammed’i (s.a.v) neyi, nasıl yaparken görmüşsek, onu öylece yapmak görevimiz ve şerefimizdir."

Sünnet, o denli büyük bir kurtuluş yoludur ki, Kur’an-ı Kerim, Resulullah (s.a.v.) Efendimizin emir ve yasaklarını; "hayat verecek şeyler" olarak tanımlamaktadır. Enfâl suresi 24. ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz; "Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’a ve Resulü’ne icabet edip (uymalısınız). Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O’na götürülüp toplanacaksınız." Buyurmuşlardır.

Resulullah'a İtaat Ya da Sünnet'e İttiba:

“Size sarıldıkça sapıtmayacağınız iki şey bıraktım: Onlar Allah’ın kitabı ve benim sünnetimdir.”

İnsanlık tarihine göz attığınızda göreceksiniz ki beşer hayatı Peygamberle başlamıştır. İlk insan var, ilk Peygamber var. Peygambersiz insan görmek mümkün değildir. Bunun nedeni gayet açıktır. Zira bir elçi olmadan dinin anlaşılması ve uygulanması asla mümkün değildir. Bundan dolayıdır ki her ümmete yol gösterici olarak bir Peygamber gönderilmiştir. Allah (c.c.), diğer Peygamberleri olduğu gibi Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimizi de mükemmel bir din, dosdoğru bir yol üzerinde göndermiştir. Efendimizi kıyamete kadar bütün insanlığa Peygamber kılmıştır. Peygamberlere itaat, onlara saygı ve sevgi, onların yaşam tarzlarını uygulama ve onların sünnetlerini yerine getirme inananları için bir sorumluluktur. Nitekim Kur’an-ı Kerimde Peygambere itaat, Allah’a itaat ile birlikte değerlendirilmektedir. Mü’minlere anlaşmazlığa düştükleri konularda kendilerine yol gösterici olarak Kur’an-ı Kerimi ve Peygamberimizin sünnetini rehber ve arabulucu kabul etmeleri emr edilmiştir. Nisa suresi 59. ayet-i kerimede şöyle buyurulmaktadır.

“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde,

Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.”

Kur’an-ı Kerimde Resulullah (s.a.v.) Efendimize itaati konu alan bütün ayet-i kerimelerde itaatin bütün Mü’minler üzerinde bir zorunluluk olduğu anlatılmaktadır. Bu yüzden Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, uygulamalarında masumdur ve bu uygulamalar Allah’ın (c.c.) koruması altındadır. Diğer bir ifade ile sünnet kapsamı içerisine alınan her şey aslında vahye dayalıdır. Necm suresi 3. ayet-i kerime bu gerçeği ifade etmektedir; "O hevadan (kendi istek, düşünce ve tutkularına göre) konuşmaz. O’nun söyledikleri yalnızca vahyolunmakta olan bir vahiydir."

Bu ifadelerden anlaşılan şudur ki eğer bir konuda ihtilaf baş gösterirse İslam’ın iki temel kaynağı olan Kur’an ve sünnete başvurmak Mü’minler için bir zorunluluktur.

Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, vahiy yoluyla Allah’tan aldığı Kur’an ayetlerini sadece insanlığa ulaştırmakla görevli değil aynı zamanda Efendimiz, Kur’anın açıklanması görevi ile de yükümlü kılınmıştır. Nahl suresi 44. ayet-i kerimede Yüce Mevla şöyle buyurmaktadır; “(O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur'an'ı indirdik.”

Al-i İmran suresi 31. ayet-i kerimede ise; "De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah’ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın" buyrulmaktadır.

Unutulmasın ki Allah’ı (c.c.) sevmenin göstergesi Resulullah (s.a.v.) Efendimize uymaktır. İnsan, Resulullah (s.a.v.) Efendimize uymakla gerçekte Allah’a uymuş olduğunu kanıtlar. Hiçbir Mü’min, Allah’a itaati yeterli görüp Resulullah (s.a.v.) Efendimize itaati asla terk edemez. Zira iman, cüz kabul etmez. İnsan, Ona inanırım ama ötekine inanmam deme hakkına sahip değildir. İman, şüphe kabul etmediği gibi bölünme de kabul etmez.

"Kim, sünnetimi ihya ederse, beni ihya etmiş olur. Kim beni ihya ederse cennette benimle beraberdir." Mübarek sözleri ile Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, sünnet-i seniyyeye uyanları müjdelerken, Kur’an-ı Kerim de Peygambere isyanın ne kadar kötü sonuçlar doğuracağını Nisa suresi 14. ayet-i kerimede şu şekilde beyan buyurmaktadır;

"Kim Allah’a ve elçisine isyan eder ve onun sınırlarını aşarsa, onu da içinde ebedi kalacağı ateşe sokar. Onun için alçaltıcı bir azab vardır."

Bütün bu gerçeklere rağmen sünnet-i seniyyenin önemini anlamayanlar ve ona dil uzatanlar, doğrudan doğruya Resulullah (s.a.v.) Efendimize dil uzatmış ve O’na eziyet etmiş sayılırlar. O’na eziyet eden ise Allah’a (c.c.) başkaldırmıştır. Bunlar hem dünyada, hem de ahirette Allah’ın (c.c.) lanetine maruz kalacak kişilerdir. Bunlar, amansız bir azaba uğrayacaklardır.

Hz. Allah’ın (c.c.), Kur’an-ı Kerim’de "sen büyük bir ahlak üzerindesin" ifadesi ile taltif ettiği, Hz. Aişe Validemizin; "O’nun ahlakı Kur’an’dan ibarettir" buyurduğu Resulullah (s.a.v.) Efendimizin, söz ve davranışları insanlar için en güzel ve en mükemmel bir modeldir. İnsanlık, O'nu örnek almadığı takdirde güzel ahlaktan uzak kalacağı gibi, dünya ve ahiret saadetini de kaybedecektir. Bu gün dünya üzerinde yaşanan olaylar bir kere daha şu göstermiştir ki Hz. Peygamber ve Onun başöğretmenliğini yaptığı kitabı hayatın dışına koyanlar iflah etmedi, etmeyecektir.

Sünnet-i seniyeyi terk edenler büyük bir sevap mahrumiyeti ile cezalandırılacakları gibi hesap gününde Resulullah (s.a.v.) Efendimizin şefaatinden de mahrum kalacaklardır. Kaldı ki ümmetine karşı son derece şefkatli, onlara gelecek zarara karşı alabildiğine hassas olan Peygamber (s.a.v.) Efendimizin sünnetinden yüz çevirmek inanılmaz bir vicdansızlık ve nankörlüktür.

Selam ve dualarla….

Ramazan TOPCAN

Balıkesir İl Müftü Yardımcısı


Eğitim

ÇOCUK EĞİTİMİNDE YAPILAN HATA VE İHMALLERİN TELAFİSİ OLMADIĞI GİBİ FATURASI DA ÇOK AĞIR OLUR

ÇOCUK EĞİTİMİNDE YAPILAN HATA VE İHMALLERİN TELAFİSİ OLMADIĞI GİBİ FATURASI DA ÇOK AĞIR OLUR ÇOCUK EĞİTİMİNDE YAPILAN HATA VE İHMALLERİN TELAFİSİ OLMADIĞI GİBİ FATURASI DA ÇOK AĞIR OLUR

RAMAZAN-I ŞERİF, KUR’AN-I KERİMLE YÜZLEŞMEKTİR

RAMAZAN-I ŞERİF, KUR’AN-I KERİMLE YÜZLEŞMEKTİR RAMAZAN-I ŞERİF, KUR’AN-I KERİMLE YÜZLEŞMEKTİR

Tüm Fotoğraflar    

  26.09.2020
 

26.09.2020..

İzlenme: 15

   
  25.09.2020
 

25.09.2020..

İzlenme: 20

   
  24.09.2020
 

24.09.2020..

İzlenme: 22

   
  23.09.2020
 

23.09.2020..

İzlenme: 17

   
RAMAZAN TOPCAN RAMAZAN TOPCAN
RAMAZAN-I ŞERİF, KUR’AN-I KERİMLE YÜZLEŞMEKTİR
Azmi KANDEMİR Azmi KANDEMİR
RİZE VE RİZELİYİ SEVEN BİR REKTORA İHTİYAÇ OLDUĞUNU BASINDAN ÖĞRENDİM
Orhan Yazıcılar Orhan Yazıcılar
RİZEYE: RİZEYİ VE RİZELİYİ SEVEN BİR REKTÖR LAZIM!...
reşat tula reşat tula
ORDU’DA HARAÇ DÜZENEĞİ Mİ VAR?
B.ALİ KAVALCI B.ALİ KAVALCI
ALMANYA ACI VATAN ADAMA HİÇ GÜLMEYİ

Tüm videolar